
Kumaş işleme hattında, bu tür işlemler sırasında genellikle keskin ve yapışkan bir koku oluşur; bu koku, havada asılı kalan henüz polimerleşmemiş monomerlerden ve çözücülerden kaynaklanır. Bu kötü koku sadece rahatsız edici değildir; aynı zamanda kimyasal sürecin tamamlanmadığının bir işaretidir. Bunda dolayı malzemelerin birbirine yapışması zorlaşır ve VOC yükü de sorunlara yol açar. İhtiyacınız olan şey, sadece yüzeyi ısıtan bir lamba değil, tam polimerizasyon sağlayan bir UV lambasıdır.
Aslında önemli olan şeyler
UV ile kurutma işlemi termal değil, fotokimyasaldır. Mürekkebinizdeki fotoinisiyatörün belirli bir emilim bandı vardır ve standart akrilat sistemlerinde bu band genellikle 365 nm civarındadır. Öncelikle doğru dalga boyunu kullanmalısınız. Daha sonra, tüm bağların oluşmasını sağlayacak kadar foton sağlamalısınız.
Stabil bir spektral çıkış ve 8–12 W/cm²’lik ölçülebilir ışın yoğunluğu, 500–1200 mJ/cm²’lik bir kurutma enerjisi anlamına gelir; bu da kokuya neden olan artık monomerleri yok etmek için yeterlidir. Lambanın yaydığı ışık profilini mürekkebin emilim eğrisiyle eşleştirir ve konveyör hızını kontrol ederek gerekli dozu belirleriz. Böylece her vardiyada tutarlı bir kurutma elde edilir.
Neden bu yöntem tekstil ürünlerinde işe yarıyor?
Tekstil baskıları ince ve gözeneklidir; ısı, uçucu maddeleri yerinde tutmak yerine daha derinlere itebilir. Ozonsuz, yüksek basınçlı cıva buharlı lambalarımız, derin UV ışınları sağlayarak sıvı reçineleri katı bir yapıya dönüştürür. Böylece koku kaynağı ortadan kalkar. Daha hızlı çalışabilir, düzensizlikleri azaltabilir ve ikinci bir işleme gerek kalmadan stabil bir baskı elde edebilirsiniz. Ayrıca enerji tüketimi de azalır, çünkü lamba gerektiğinde çalışır ve ısınma süresi olmaz.
Sorunlardan kaçınmak için dikkat edilmesi gereken detaylar
Bu lambalar için hassas bir yansıtıcı ayarı ve temiz dikrotik yüzeyler gereklidir. Küçük bir hata bile doz profilini bozar ve kötü kurutulmuş kenarlar ortaya çıkar. PLC arayüzünün ve şalterlerin doğru şekilde çalıştığından emin olun. Ayrıca lambanın çalışması için gerekli gücü sağlayacak bir güç kaynağı kullanın. 800–1000 saat sonra verimin düşeceği unutulmamalıdır. Periyodik olarak ölçümler yapılmalı ve lambaların değiştirilmesi üretim planlarına göre yapılmalıdır. Eğer yüksek pigment içeriğine sahip mürekkepler kullanıyorsanız, işlem hızını yavaşlatmanız veya ek bir lamba kullanmanız gerekebilir.